KADIN
CİNAYETLRİ
İçime
sığmayan bu üzüntüyü bugün kâğıtlara dökmeye kara verdim. Her gün ya yeni bir
kadın cinayet haberi ile uyanıyoruz ya da “ölmek istemiyorum” diye ağlayan
kadınları duyuyoruz. Sadece psikolojik değil, fiziksel şiddetin de oldukça
fazla olduğu bu toplumda, eğitimin şiddete bir çözüm olmadığı en çirkin
yollarla gözler önüne serilmekte. İnsanın en temel haklarından biri olan yaşama
hakkının ihlali kabul edilemez fakat ne yazık ki bir kadın cinayetinin üzerine
çok fazla konuşmak mümkün olmuyor. Çünkü her gün farklı bir kadın için adalet
arayışına giriyoruz. Alışma durumunun en vahşi hâlini yaşıyoruz. Üzülerek
söylüyorum: Kadına şiddet ve kadın cinayetleri artık kanıksanan bir konumda.
Ahlâk
kavramının etek boyu ile ölçüldüğü yerde kişisel tercihimiz olan giyim; taciz, şiddet
ve öldürme sebebi olarak karşımıza çıkıyor. Konuşarak anlaşmak yerine bilek
gücünü kullanan cahillerin cezaî indirimi ve mazereti de kadınların özgürce
yaşama hakkına sahip olması oluyor. Gerçi sokak hayvanına bile rahatlıkla zarar
verebilenlerin, kadına, insana saygı duymasını bekleyemeyiz. Bir insan yaptığı
hatadan dolayı gerekli cezayı çekmemişse bu sefer vicdan ve ‘gerçek ahlâk’
olguları devreye girer. Kişi kendini vicdanen aklamışsa; örneğin: Kadının
istediği saatte sokakta dolaşamayacağını, istediğini giyemeyeceğini
düşünüyorsa, toplumun nasıl karşıladığını ve kadınların da özgürce yaşama hakkı
olmasını hiçbir şekilde önemsemeyecektir. Bunun yanında gerçek ahlâk:
başkasının namusuna iftira atarak veya kavgaya başvurarak değil önce kendi
namusunu sorgulayarak ve olanları empati ile karşılayarak var olur.
En
sonunda hepimiz anlamış olmalıyız ki; ülkenin eğitim seviyesini yükselterek
değil, insan olarak, empati kurarak ve birbirimize, kadına saygı duyarak kadın
cinayetlerini azaltacak, Türk kadınına hak ettiği değeri nihayet vereceğiz.
Çünkü bir toplumu oluşturmanın ilk ve en mühim kuralı önce insan olmak, sonra
birbirimize ve haklarımıza saygı duymaktan geçer. Öldürülen tüm masum kadınlar
için, tertemiz ve kötülüğe kurban giden naif kalpler için yazıyorum. Çünkü
hepimizin haykırışları bir “öldürülmek istemiyoruz”.
Yazar:
Sinem Demirer
Blog
yazılarım ve daha fazlası için;
İnstagram: @graphomaniablog

Yorumlar
Yorum Gönder