Yeri
geldiğinde, “Bu sıralarda geleceğin
müzisyenleri, yazarları, sporcuları, mühendisleri oturuyor.” diye nutuk atmak
en kolayı olsa da gerçekten kimin neye ilgisi olduğunun bu ülkede bir önemi
olmadığının farkındayız. Koca bir robot ordusu yetiştirmeyi hedefleyip görüş ve
isteklerimizi eğitim sistemimizin inisiyatifine, iki sınav sonucuna
bıraktığınızı görmek çok da zor olmasa gerek. Bu devasa ihmaller zincirinden
oluşan eğitim demagojinizin tetiklediği sorunlardan biri de işsizlik.
Birçok gencin, umut ışığımızın, eğitim sisteminin dayattığı fikirlerin esiri olarak harcanması kabul edilemez ve de yok sayılamaz. Ayrıca öğrencilerin mesleklerini iki sınava bağlayarak sınav sonucuna göre gençlerin hayatının şekil aldığı bir düzende öğrencilerin mutsuzluğundan şikâyet etmek, şuursuzluktan, sorumsuzluktan başkası değildir. Öğrencinin mutsuzluğunun temeline inip sebepler ve şartlar değiştirilmediği sürece maalesef hepimiz sistemin kölesi olmaya mecburuz. Bu ülkede doğru düzgün sanatçı yetiştiremememizin en temel nedeni düzensiz sınav sistemi ve beceri temelli ders yoksunluğumuzdan kaynaklıdır. Hepimizin de bildiği gibi, eğitim sisteminin denek misali kullandığı öğrencilerin çoğu, istediği mesleği yapmaktan ziyade ya zorunda kaldığı ya da para getirecek mesleği yeğlemek zorunda kalıyor. Bu da işsizlik problemi yahut gelinen mevkilerde işin iyi yapılmaması gibi mecburiyet ve mutsuzluk odaklı sorunlara yol açıyor. Anlatılanlar distopik bir kitaptan fırlamış gibi gelse de söz edilen, yıllardır birçok umut ışığını söndürüldüğü, gençlere dayattığı acı gerçeklerden oluşan eğitim sistemimizin işleyiş mekanizmasıdır.
Dikte etme felsefesini benimseyen bu eğitim sistemi daha kaç gencin canını yakacak bilmiyorum ama ne yazık ki sistem değiştirilmediği sürece yüzbinlerce genç esaretle eğitilmeye, harcanmaya devam edecek. Gelecek vaat eden her bir gencin yarınını, umutlarını çaldınız, bu da yetmezmiş gibi mesleklerine de siz karar verdiniz. Bir bina inşa eder gibi kendi zevklerinize göre biçimlendirdiğiniz, şekil verdiğiniz gençlerin kaybolan hayalleri, harabeye dönmüş eğitim sistemimizin acımasız düzeninin içinde tükeniyor. Korkarım ki bu bozuk düzen böyle devam edecek. Korkarım ki birkaç nesil daha bu felaketten nasibini alacak. Umarım çok geç kalınmadan, daha çok gencin geleceği kaybolmadan önce bu sistemin düzeltilmesi için gerekenler yapılabilir.
Yazar:
Sinem Demirer
Blog yazılarım
ve çok daha fazlası için İnstagram: graphomaniablog hesabımı takip etmeyi
unutmayın.
Yorumlar
Yorum Gönder