İSTEYEREK
DEĞİL İNANARAK BAŞARIRSIN
İnsana yol gösteren, umut veren düşsel
güç şüphesiz yaşanmışlıklardan filizlenen fikirlerdir. Bundan dolayı her ne
kadar kişisel gelişim kitapları insanlara bu konuda cazip gelse de hepsinin
bahsettiği yegâne konu aslında aynı. “İnsanlar, ‘istersen başarırsın’ kalıbını
duymak istiyor” mantığına saptanmak büyük bir sorumsuzluktur. Biraz da
gerçeklerden söz edilmeli, Basmakalıp cümlelerden ise gerçekten okuyucunun
ruhunun nasıl güç bulacağı göz önünde bulundurulmalı. Benim inancıma göre asıl
kişisel gelişim hayattan yani kilometre taşlarımızdan yapılan alıntılardır.
İşte sırf bu yüzden uzun süreli sessizliğimi bozuyor ve her zaman yaptığım
gibi, yine bana göre yanlış olanı burada gözler önüne seriyorum.
Başarmanın yarısı istemek değildir.
Başarmanın birazı inanmak, birazı da azim ve uğraşmaktır. İstemek ve inanmak
arasında, ikisini birbirinden ayıran derin bir başarı okyanusu vardır.
İstemekle yetinenler bu çizgiye yaklaşamazken, ilerleyemezken; inananların gerekenleri
göze aldığını, gerekeni yaptığını ve başardığını fark edersiniz. Azim başarmak
içindir ama başarı için yalnızca azmetmek yetmez önce inanmak gerekir ve
azmetmenin temelinde de ‘gereğini yapmak’ felsefesi yatar. Unutmayın gittiğiniz
yol değişse bile, gerekeni göze alanların başaranlar olduğu gerçeği değişmez.
Uğruna azmettiğiniz amaç her ne olursa olsun asla kaybetmeyeceğinizin
garantisini verebilirim. Çünkü istediğiniz başarıyı elde edemeseniz bile
kesinlikle bir şeyler öğrenirsiniz. Buna ‘kaybetmek’ demek kendine saygısızlık etmekten
başkası değildir. Ara sıra eğilip peşinden koştuğun yola kulak vermek ve gayeyi
sorgulamak kişiye iyi gelir. Bu küçük molaları “özeleştiri” olarak
nitelendirebiliriz. Basmakalıp mottolardan oluşan kişisel gelişim kitapları
size bildiğiniz yolda koşar adımlarla gitmeniz gerektiğini söylese de
aldırmayın. Çünkü neler kazandığınız ve neler öğrendiğinizi irdelemenin en iyi
şekli, yolda özeleştiri molaları vermekten geçer.
Her ünlü olanın yazar olduğu ülkemde insanlara
umut veren düşsel gücün, kişisel gelişim kitaplarıyla elde edilemeyeceğini
vurgulasam da bunu sınırlandırmamak gerektiğini düşünüyorum. Sırf reklam olsun
diye bilmediği konular hakkında atıp tutanların, gündemde kalabilmek için
fikirlerini yazanların da cümlelerinin, sizlere bir şey katmayacağını
vurgulamakta fayda var. Az çok tanınan herkesin yazdığı, hakikati yazanlarınsa
konuşulmadığı bu ülkede okuyucu olmak bile çok zor. Tüm bu olanlara rağmen hâlâ
bu düzene başkaldırmaya çalışan yazarlarımız varsa umut var demektir. Tıpkı
buradaki ilk yazımda bahsettiğim gibi “umut her daim insanladır”.
Yazar: Sinem Demirer
Çok
daha fazlası için İnstagram: @graphomaniablog hesabımı ziyaret edebilirsiniz.
İyi okumalar…
Yorumlar
Yorum Gönder