CANIMIZ YANIYOR
Paylaştığım
bir önceki yazımda insanın doğanın düşmanı olduğundan söz ederek, orman yangınları
için, koca bir yazıdan yalnızca üç satır boyunca şikâyet etmiş ve bitirmiştim.
Sanıyorum olayın ciddiyetinden bu denli büyük bir yıkım yaşamadan söz etmem pek
de sahici olmamış. Aslına bakarsanız hiç sanmıyordum aynı konu üzerine üst üste
iki defa yazı yazmak zorunda kalacağımı fakat son günlerde ülkemizde üç yüze
yakın ormanda yangın çıkınca orman yangınları üzerine kitaplığımda bir yer
ayırmasam onca hayvanın, bitkinin ve insanın hakkını yemiş olurdum. Oradaki tüm
canlılar gibi benim de yüreğim yangınlar arasında kaldı ve bu durumdan devasa
bir üzüntü duyuyorum. Öncelikle yangın sahasında canı pahasına çalışarak
ülkesini, insanları ve diğer canlıları kurtarmaya çalışan herkese minnettar
olduğumu söyleyerek başlamak istiyorum. Maalesef bu sefer kelimelerim
kifayetsiz kalıyor. Günlerdir yazdıklarımı yeterli bulamıyorum, bu büyük
üzüntüyü, doğal afet niteliği taşıyan sıcak havaları ve hâlâ devam eden orman
yangınlarını anlatmak için kelimeler yetmiyor.
Doğanın
bize karşı olan bu propaganda gösterisi, bunun yanında acımasızca bedel
ödetmesi tüm ülkeyi, insanları derinden sarsarken bir de insanlar sahip
oldukları ne varsa kaybetmeye devam ediyor. Doğanın, hayatımızın tamamında ne
kadar da büyük yer kapladığını hepimiz kalbimizde hissettik. Anlam veremediğim
şuursuzca kirletme isteğimiz ise geniş çaplı yıkımlardan biri olan orman
yangınları ve küresel ısınmanın en temel sebeplerinden yalnızca biri. Bu tarifi
zor sorumsuzluğumuz hem kendi hem de diğer canlıların canına mahal olurken
hepimiz bence büyük bir ders çıkartmış olmalıyız. Sadece insanlar değil
hayvanlar, bitkiler ve doğaya da saygı gösterilmesi gerektiğini, bununla birlikte
ormanlar gibi binlerce canlı türünün bir arada yaşadığı, saygıya muhtaç
yerlerin çöp kutusu gibi kullanılmaması gerektiğini umarım hepimiz
anlamışızdır. Çünkü paha biçilemez değerlerin, ödenmesi epey zor bedelleri
oluyor.
Doğanın,
canlıların zarar görmesi bize asla yarar sağlamayacaktır ki bunun farkına çok
geç, çok büyük bir yıkımla vardık. Doğa varsa insan vardır, bu da birbirimiz
için var olmanın en temel ilkesidir ve doğa insan içindir. Ayak bastığımız her yere bina dikmeyi bırakıp
doğayı korumaya başladığımız zaman doğal yıkımların son bulacağına inanıyorum.
En kısa sürede canımızı yakan bu yangınların bitmesi ve ağaçlarımızın, saygının
kalplerimize kök saldığı gibi tekrar toprağa kök salması dileğiyle. Saygıyla ve
doğayla kalın.
Yazar:
Sinem Demirer
Blog
yazılarım ve daha fazlası için;
İnstagram: @graphomaniablog

Yorumlar
Yorum Gönder