Ana içeriğe atla

 


TOPLUMUN KAVGASI ve ŞİDDET                                                                         

   Hemen hemen her gün, televizyonlarda, gazetelerde, belki yaşadığımız sokakta ve en yakınımızda sürekli olarak tanık olduğumuz şiddet; artık kanıksanan bir konumda. Gözler önünde her vakit bizlere seyrettiriliyor. Çünkü toplumda kavgaya verilen değer, şiddete harcanan vakit kadar ne kitap okumaya ne de kendimizi geliştirmeye vakit ayırıyoruz. Sırf bu yüzden toplu taşıma araçlarında kitap okuyan birini görmek garipseniyor.

   Ben artık ülke adına haberler alabileceğimiz her alanda, toplumun kavgasını yani şiddeti görmekten çok yoruldum. Bu olaylara; gözlerimizi, kulaklarımızı tıkayarak ve susarak bir çözüm bulamayız. Bu asla her gün televizyonlarda gözümüze sokarak çözüm bulabiliriz anlamına da gelmez. Çünkü bizler zaten çözümün kendisiyiz. Birinci adım yaşamaya, yaşayana saygı duymaktan geçer. Önce insanlara, sonra hayvanlara, sonra da denize ve ağaçlara saygı duymalıyız. Gerçi şiddet olaylarını ve saygısızlığı toplumdaki taciz ve cinayetlere bağlamak da hiç yanlış olmaz.

   Toplumun saygısızlığı sanmayın ki bedelsiz kalacaktır. Her kötülüğün bir bedeli vardır. Dün kavga ederek, birbirimizi öldürerek ödüyorduk bu bedeli, bugün şuursuzluğumuzla öldürdüğümüz denizimizle ödüyoruz. Halbuki kalbimizde biraz saygı barındırsak, insanlar, ağaçlar ve denizler gibi duygularımız, kalbimiz de ölmese belki şu dünyanın döndüğüne bir gün gerçekten değer.

Yazar: Sinem Demirer

Blog yazılarım ve daha fazlası için;    İnstagram: @graphomaniablog


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

  İSTEYEREK DEĞİL İNANARAK BAŞARIRSIN        İnsana yol gösteren, umut veren düşsel güç şüphesiz yaşanmışlıklardan filizlenen fikirlerdir. Bundan dolayı her ne kadar kişisel gelişim kitapları insanlara bu konuda cazip gelse de hepsinin bahsettiği yegâne konu aslında aynı. “İnsanlar, ‘istersen başarırsın’ kalıbını duymak istiyor” mantığına saptanmak büyük bir sorumsuzluktur. Biraz da gerçeklerden söz edilmeli, Basmakalıp cümlelerden ise gerçekten okuyucunun ruhunun nasıl güç bulacağı göz önünde bulundurulmalı. Benim inancıma göre asıl kişisel gelişim hayattan yani kilometre taşlarımızdan yapılan alıntılardır. İşte sırf bu yüzden uzun süreli sessizliğimi bozuyor ve her zaman yaptığım gibi, yine bana göre yanlış olanı burada gözler önüne seriyorum.       Başarmanın yarısı istemek değildir. Başarmanın birazı inanmak, birazı da azim ve uğraşmaktır. İstemek ve inanmak arasında, ikisini birbirinden ayıran derin bir başarı okyanusu...
                                                        HARABEYE DÖNEN BİR EĞİTİM SİSTEMİ Eğitime Dair II Yeri geldiğinde,   “Bu sıralarda geleceğin müzisyenleri, yazarları, sporcuları, mühendisleri oturuyor.” diye nutuk atmak en kolayı olsa da gerçekten kimin neye ilgisi olduğunun bu ülkede bir önemi olmadığının farkındayız. Koca bir robot ordusu yetiştirmeyi hedefleyip görüş ve isteklerimizi eğitim sistemimizin inisiyatifine, iki sınav sonucuna bıraktığınızı görmek çok da zor olmasa gerek. Bu devasa ihmaller zincirinden oluşan eğitim demagojinizin tetiklediği sorunlardan biri de işsizlik.           Birçok gencin, umut ışığımızın, eğitim sisteminin dayattığı fikirlerin esiri olarak harcanması kabul edilemez ve de yok sayılamaz. Ayrıca öğrencilerin mesleklerini iki sınava bağlayarak sınav sonucuna gör...
    EĞİTİME DAİR                                                                                                    Bir ülkenin refah ve gelişmişlik düzeyine bakarak rahatlıkla eğitim düzeyini yahut da o ülkede eğitime ne kadar önem verildiğini anlayabiliriz. Eğitim, kitaplar ve bilgi geleceğe tutulan bir meşaledir. Eğitimsiz, bilgisiz kalmış ve okumayı marifet olarak gören bir toplumdan önünü görebilmesini, geleceğini çizmesini beklemek saçmalıktan başka hiçbir şey değildir. Yalnız bu, “her sokak başına kütüphane dikilmelidir” anlamına gelmez. O ülkedeki okuma ve öğrenme isteği kütüphane sayılarına göre değil kütüphanelerin doluluk seviyesine göre değişir. Geçen yıl verilerine göre ülkemizde kitap okuma oranı %41.9 iken televizy...